Eğitim camiası yasta. Endişe içinde ve tepkili. Bu kez ders saatlerinde “öğretmene şiddete hayır!” sesi yükseldi. Elini kolunu sallayarak eğitim yuvalarımızdan birine giren yabancı uyruklu bir saldırgan, İbrahim öğretmenimizi aramızdan ayırdı. Belki de İbrahim öğretmenimiz bizlerle bir başka meslektaşı için bu savaşımı verecekti. Vermişti… Aramızda, bizlerle olabilirdi. Artık birbirimizin cenazesini kaldırmak istemiyoruz! Son cümleyi bir kez daha okur musunuz?

Kaybettiğimiz her can, yediğimiz her yumruk anısal belleğimizde kalıcı izler bırakıyor. Saldırı yalnızca saldırganın hedefine değil, hepimize yapılıyor! Öğretmen tehdit eden her tür saldırganlık eylemi, endişelerimizi katlıyor. Çünkü öğretmenin hedef olduğu bir yerde kimse güvende değildir. Eğitim çalışanları olarak “Sıra hangimizde?” sorusunu sormak istemiyoruz.

Geçen hafta öğretmenler dersini meydanlarda verdi. Okullarda “can güvenliği” için alanlarda sesini yükseltme gereği duydu. Bu tabloya içiniz sızlasın! Uykularınız kaçsın! Öğretmeni eğitimin en önemli paydaşlarından veliler için adeta bir hedef tahtası haline getiren hatalar silsilemiz, vicdanımızı hiç rahat bırakmasın.

Ortak Bir İtiraz Diline İhtiyacımız Var

Eğitim ortamlarında şiddet, sağlık çalışanlarına dönük şiddet, kadına yönelik şiddet… Bu olgular, kurumları değil genel olarak tüm toplumu ilgilendiriyor, tehdit ediyor. Çözümün zemini de toplumsal rehabiliteyi de içine alan, sosyal, psikolojik ve politik planlamaları kapsıyor. Çünkü bir grubun hedef gösterildiği tüm şiddet örüntülerinde, şiddeti besleyen bir toplumsal arka plan bulunuyor. Bu arka planda mücadele kolay değil ancak hepimizin sorumluluğu bulunuyor.

Yazım ve Anlatım Dilinize Dikkat Edin

Şiddet eylemlerinin mağdurları cesaretlendiren bir dille sunumunda bu arka planı rahatlıkla okumak mümkün. Şiddet olgularında saldırganın gerekçesi adeta meşrulaştıran bir zihniyetle sunuluyor. Potansiyel saldırganları cesaretlendiren bir öfke dili giderek yaygınlaşıyor. Otorite dahi olmayanlar tarafından öğretmenler, doktorlar kıyasıya eleştirilirken, namus gibi kavramlar kadına, başarısızlık öğretmene atfedilerek travmatik olayların geri planı hazırlanıyor.

Şiddetin önlenmesi için hukuki dayanaklar talebi son derece haklı olmakla birlikte olayların toplumsal zemini de masaya yatırılmalıdır. Sosyal statüde mesleklerin itibarını zedeleyen zihniyete karşı ortak bir itiraz dili oluşturulmalıdır. Bu itiraz dili, otoriteler tarafından mutlaka kullanılmalıdır. Siyasi ve bürokratik cephe, toplumla aynı itiraz dilini kullanmalıdır.

Toplumun hiçbir kesiminde tahrik olmaya hazır saldırgan cephe, cesaretlendirici nitelikte korunup savunulmamalıdır. Saldırganlık, affı ve toleransı olmayan bir konudur. insanın bedensel, sosyal ve psikolojik bütünlüğüne karşı işlenen bir suçtur. Bireye psikolojik, fiziki ya da sosyal olarak zarar verici davranışın kabul edilebilir gerekçesi yoktur. Toplumda bu bilinci oluşması, saldırganlık eylemlerinin önüne geçilmesinde önemlidir. Elbette bu da yine eğitimle olacak!

Öğretmene şiddete hayır!

Yasemin Şengör


Eğitimin Gündemi Haber Portalı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

By Eğitimin Gündemi Eğitim Haber Portalı

Eğitim haber siteleri içinde eğitim haberleri Eğitimin Gündemi’ nde takip edilir. Eğitim dünyasından en güncel haberlerin paylaşıldığı haber portalı.

Bir Cevap Yazın

Eğitimin Gündemi Haber Portalı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin