Emekli Sayısı Kadar Atama Mevcut İhtiyacı Yok Saymaktır
Eğitim sistemimiz içinde çözüm bekleyen konulardan biri de öğretmen atama takviminin düzenli ve sistemli biçimde duyurularak uygulanmasıdır. Öğretmenler Temmuz ayında gerçekleştirilen KPSS 2023′ den bu yana atama bekliyor. Atama takviminin duyurulması ve atamaların yapılması tam olarak bir sisteme oturtulamamıştır. Her yıl aynı tartışmalar süregelmektedir. KPSS 2023 sınavının üzerinden 8 ay geçti. Adaylar, “atamalar ne zaman yapılacak?” sorusunu hala soruyor. Oysa ki adaylar, belirli bir sistem dahilinde yapılacak atamaların hangi tarih aralığında gerçekleştirileceğini bilmelidir. Ayrıca kontenjanlar belirli bir düzende ve ihtiyaçla orantılı biçimde belirlenmelidir. Branş bazlı dağılım da sınav öncesinden duyurulmalı, öğretmenler önünü kestirerek yeni planlar yapabilmelidir.
Öğretmenlerimizi Üretken Çağlarında Kaygıyla Başbaşa Bırakmayalım
Yeni mezun öğretmenlerimiz lisansiyeri oldukları alanda bilgi ve donanımlarını gelecek kuşaklara aktarmak istiyor. Geçtiğimiz yıllardaki oranlar dikkate alındığında KPSS sıralamasında olanlar, bir meslek sahibi olarak hayata atılmayı bekliyor. Sıralamada olmayan arkadaşlarımız da umutlu bekleyişini sürdürüyor. Bir yandan da daha iyi netler hedefiyle yeniden sınava hazırlanıyor. Bireylerin, üretken olabilecekleri en güzel çağlarında “atama takvimi belirsizliği” içinde stres yaşamaları ortada bir yanlışımız olduğunu gösteriyor.
Bunca stresli bekleyişin ardından, atama takvimi belirsizliğini sürdürürken kontenjanlar konusunda gelen olumsuz açıklamalar da öğretmenlerimizin gelecek kaygısını arttırmaktadır. “Emekli sayısı kadar atama olacak” özetinde yapılan açıklamalar, eğitim sistemimiz adına kaygı vericidir. Ekonomik gelişmelerin dünya gündemini sarstığı günümüzde tasarruf tedbirleri içinde çocuklarımızın eğitimi en son akla gelen olmalıdır. “İyi vatandaşlar yetiştirmek” idealimizde, o vatandaşları yetiştirecek meslek erbablarının öğretmenler olduğu unutulmamalıdır.
Öğretmen İhtiyacı Kadrolu Atamalarla Karşılansın
Öte yandan mevcut şartlarda öğretmen açığının katlanarak arttığı ve bu açığın emeklilerle kalmadığı ortadadır. Ücretmenlik sistemi ile doldurulmaya çalışılan norm kadrolar, artık alanın uzmanlarına bırakılmalıdır. Ücretmen olarak eğitim fakültesi mezunlarını görevlendiriyoruz da derseniz her zaman böyle olmağını biliyoruz. Ücretli sisteminde çalışma şartları, özlük hakları ve ekonomik koşullar açısından, hatta insan hakları kapsamında etik sıkıntı yaşandığı unutulmamalıdır. Zayıf özlük ve ekonomik hakların altında insan yetiştirmek gibi sorumluluğu yüksek bir görev üstleniliyor. Bu sorumluluk altında ekonomik kaygılar, garantisiz çalışma şartları Eğitim Fakültesi mezunlarında gelecek kaygısı ve stres etkenlerini arttırarak motivasyon kaybı yaratacaktır.
İnsani ve hukuki olan; aynı işi yaptığınız mesai arkadaşınızla eşit haklar çizgisinde görev almaktır. Motivasyonu yüksek çalışma şartları, bireylerin özlük ve ekonomik şartlar altında güvende ve huzurlu hissetmesiyle yaratılabilir. Özlük açısından kadrolu meslektaşlarından çok daha düşük düzeyde sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan bir eğitim kadrosu ile gelecek nesilleri sağlıklı biçimde nasıl yetiştireceğiz? Ücretmenlik sistemi artık tarihe karışmalıdır. Öğretmen atamaları öğretmen ihtiyacı ile orantılı biçimde, tasarruf tedbirleri gözetilmeksizin yapılmalıdır. Öğretmen atamalarında takvim, sınav öncesinden bilinmeli, her yıl düzenli olarak tekrarlanmalıdır. Bu konuda eğitimimizin ve öğrencilerimizin yüksek yararı gözetilmelidir. Dördüncü yılında bir Eğitim Fakültesi mezunu, bir yıl sonrasını görebilmelidir.
Gelin, genç bir neslin enerjisini heba etmeyelim. Öğretmen atamaları konusunda, bu yıl da mülakat tartışmalarının eklendiği yıpratıcı sorunları çözmek için üzerimize düşen sorumlulukları alalım. Eğitim sistemimizin dinamik ve donanımlı, motivasyonu yüksek öğretmenlerle beklediğimiz çıktıları vereceğini de unutmalayalım.
Yasemin Şengör
Eğitimin Gündemi Haber Portalı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.