Fenomen Öğretmenlik Meslek İtibarını Tehdit Ediyor
Sosyal medya üzerinden bireylerin kendini ortaya çıkarma eğilimi dikkat çeker boyutlara ulaştı. Sosyal medya kullanıcıları “akımlar” yoluyla, sosyal medya diliyle söylersek meydan okuyarak popülerlik peşine düşüyorlar. Çeşitli platformlarda hesaplarını güçlendirmek, gönderilerini öne çıkarmak gibi masum görünen nedenlerle paylaşım yapıyorlar. Bu masumiyetin altında ise karmaşık bir sosyo-psikoloji dinamiklerle karşılaşabiliyoruz. Gerçekler, her zaman göründüğü gibi masum olmuyor. Sosyal medya fenomenlerinin paylaşımları çoğu kez bireyin zayıf benlik algısının bir yansıması olabiliyor. Yani dilediği insanı gerçek hayatta sunamayanlar, sanal ortamda idealize ettikleri insanı veya hayatı yaşıyorlar.
Sosyal medya kullanıcıları tematik gönderiler üzerinden; “Böyle de güzelim”, “mükemmel bir çalışanım”, “ideal bir anneyim”, “çok sevilen biriyim” şeklinde çevreye mesaj verme eğilimindedirler. Ama her zaman iyi bir anne, işinin en iyisi, herkesin sevdiği olunamayabileceği gerçeğini göz ardı ediyorlar. Bazen de bireyin kendinde görmek istedikleri, başarmak için çabaladıkları sosyal medya akımları yoluyla sanal dünyada ifade buluyor. Bu durumda fenomenlik, aslında bireyin yardım çığlıkları dahi olabiliyor. Özgüven eksikliği, olumsuz beden algısı gibi sorunlar sunulan paylaşımlarda yok ediliyor. Sosyal medyada kabul görmek birey için bir rahatlama mekanizmasına dönüşüyor. İnsanlar sanal bir dünya yaratarak, sanal kahramanlar, sanal ünlüler, fenomenler olarak kendini pazarlarken etik, akıl ve vicdan çerçevesinde düştükleri durumla fazla ilgilenmiyor.
Sosyo-psikolojik araştırma konusu haline gelen sosyal medya paylaşımları ve fenomenlik konusu, bazen meslekler üzerinden tartışma zemini de yaratıyor. Maalesef ki öğretmenlik de bunlardan biri. Toplum içinde öncelikle kendine görünmez bir saygınlık çemberi yaratması ve öğretmen kimliği altında söz ve davranışlarına dikkat etmesi beklenen meslek profesyonelleri, öğrenci gizliliğini yok sayarak sınıf ve okul ortamında çektiği videolarla “bu kadar da olmaz!” dedirtiyor. Bir bakıyorsunuz, minicik çocukların düştüğü son derece çocuksu halleri, yaptıkları hataları birer alay konusu haline getiriyor. Bir bakıyorsunuz, öğrenci öğretmen ilişkisinde sınırları kaldırdığı şaka videoları ile tıklanma rekorları kırıyor. Ya da lise öğrencileri ile Kurtlar Vadisi müziği eşliğinde mafya anası rolunü oynayabiliyor. Üstelik bunları öğretmen rolünden sıyrılmış gibi büyük bir cesaretle paylaşabiliyorlar. Öğretmenliğin itibarından bu kadar bahsettiğimiz bir yerde insan sormadan edemiyor: nerede sizin itibarınız?
Tartışmalarda Meslek Etiği Göz Ardı Ediliyor
Öte yandan; fenomen öğretmenlik çerçevesinde tartışmalara, mesleğin içinden olmayanların daha çok sosyal medyada linç edilen mağduru koruma eğilimiyle yaklaştığı gözleniyor. Bu kesime göre, mesleğin bu şekilde pazarlanmasının hiçbir sakıncası yok! Ancak işin profesyonelleri, o videolara tamamen masum biçimde bakamıyor. Videolarda yalnızca öğrencisiyle eğlenen, “öğrencisiyle arkadaş gibi” öğretmenler görenlerin eleştirileri ile meslek etiğine hakim olanlar kıyasıya kapışıyor.
İşin gerçeği; fenomen öğretmenlik adı altında bireyler narsistik ihtiyaçlarını karşılama eğilimindedirler. Kendini iyi öğretmen, öğrencileri ile iyi anlaşan, öğrencileri ile eğlenebilen, öğrencisiyle arkadaş olabilen, yetenekli, eğlenceli şeklinde kalıplarla sunmaya çalışan bu arkadaşlarımız, kendilerine yönelik algıları ile yüzleşmek zorundadır. Para kazanmak için meslek etiğini, öğrenci gizliliğini yok sayarak bu paylaşımları yapanların da bir öğretmen olarak profeyonel meslek mensupları olduklarını hatırlamaya ihtiyaçları olabilir. Zira karşıdan görünen ve bizlere yansıyan, sosyal medya fenomenlerinin yaratmak istediğiniz portryle kalmıyor. Daha fazlasını içerip kişilerle ilgili algılara dönüşüyor.
Eğitimin Gündemi Haber Portalı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.