Emekli Memurlar Aç Değil Huzurlu Olmalı
Emeklilik, yakın bir zamana kadar ülkemizde eğitim çalışanları için umutlu bir bekleyişti. “Emekli olunca ev veya yazlık ev alacağım.” sözü ülkemizde ilk akla gelen emeklilik hayalleri arasındaydı. Ancak son zamanlarda emeklilik yıllarında dinlenmeyi ve sakinliği arzu etmeyi geçelim, eğitim çalışanları emeklilik dilekçelerini geri çeker oldu. Son zamanlarda yoksulluk sınırının yükselmesiyle birlikte açlık sınırını da gündeme geldi. Bu çok ciddi biçimde yüzleşmemiz gereken bir gerçektir.
Günümüz ekonomik koşullarında konut fiyatlarının ve hatta piyasadaki her ürünün fiyatının dengesiz biçimde arttığı açıktır. Bu durum, alım gücünü de olumsuz biçimde etkilemektedir. Eğitim çalışanlarının aktif meslek hayatlarında bir çok şeyden mahrum kalmasına da sebep olmuştur. Öyle ki artık emeklilik ikramiyesi bile yetersiz kalmaktadır.
Peki emekli memur maaşı ne kadar? Son günlerde merak edilen sorulardan biri de emekli memurların maaşı konusudur.
Emekli memur maaşı; asgari ücretin bile altında!!
Amerikalı yazar ve gazeteci ChrisBrogan’ ın çok güzel bir sözü vardır, durumun özeti gibidir; ‘’Amaç, daha fazla para değil, hayatı kendi şartlarınla yaşamaktır.’’
Hangi emekli memur hayatı kendi şartlarına göre yaşayabiliyor ki? Ev sahibi olmayı bir tarafa bıraktım, yaşamda tutunmak bile o kadar zorlaştı ki…
Yetkili sendika Memur Sen ‘in görüşme masasında zafer diye tanımladığı seyyanen zam, emekli olmayı düşünen memurun en büyük kabusu oldu.
Eğitim çalışanları, emekli olmaya korkar oldu!
Bugün bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ aylık 18.796 TL. Bu durumda emekli memur açlık sınırında maaş ile nasıl yaşayabilir ki! Devletine yıllarca hizmet etmiş, milletinin eğitim öğretimine katkıda bulunmuş bir eğitim çalışanının emekli olduktan sonra açlık sınırına teslim edilmesinin devletin merhametinde de milletin vicdanında da yeri yoktur.
Aktif olarak görevine devam eden eğitim çalışanlarının yoksulluk sınırı üstü maaş alması talebimizdir. Bunun yanında emekli memurun en az yoksulluk sınırında maaş alması da gereklilik olmuştur. Emeklinin alım gücünün yükselmesi, gelecek kaygılarını ortadan kaldırmakla birlikte daha huzurlu bir yaşam ve daha minnettar bir emeklilik anlamına gelmektedir. Bu durumun göz ardı edilmemesi gerekir. Devlet makamları, devlete hizmet eden emekli memurlarını açlık sınırına teslim etmemelidir. Onlara güzel bir yaşam sürdürecekleri ekonomik bağımsızlıklarını kuvvetlendirecek bir düzenleme yapması hayati önem taşımaktadır.
‘’Emekli memurlar, açlığa değil huzura teslim olmalıdır.’’
Ekrem BÖLEK
Eğitim Gücü Sen Ağrı İl Başkanı
Eğitimin Gündemi Haber Portalı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.