Aile Birliği Anayasa’da Var MEB’de Yok

Gülay ÇETKİN

Psikolojik Danışman/Eğitim Gücü Sen Denizli İl Başkan Yardımcısı 

Yeni bir eğitim öğretim yılının başlamasına az bir zaman kala aile birliği için ilemri olacak mı soruları soruluyor. Öğretmenler, bir yıla daha eşlerinden ve ve çocuklarından ayrı girmek istemiyor.

Bilindiği gibi aile; toplumun yapı taşı, çocuğun güvenli gelişimi için en ideal ortamdır. Sağlıklı nesillerin oluşmasına ve güçlü toplumların var olmasında aile önemlidir. 

Aile, Anayasa’da güvence altına alınacak kadar toplumsal bir öneme sahiptir.  Öyle ki Anayasa’nın 41. maddesinin 1. ve 2. fıkrası “Aile Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet ailenin huzur ve refahı ile ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” şeklindedir.

Yine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. Maddesinde de “ Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda aile birimini muhafaza etmek gerektiği ” üzerinde durulmaktadır.

Bunların yanında 20.03.1952 tarihinde imzalanan ve ülkemizin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması” başlıklı 8. maddesinde; “Her şahıs hususi ve ailevi hayatına, meskenine ve muhaberatına hürmet edilmesi hakkına maliktir.” güvencesine yer verilmiştir.

Aile bütünlüğü hem aile bireyleri hem de toplum için bu denli önemli bir konu iken öğretmenlerimiz aile birliği konusunda mağduriyet yaşamaktadır. Konunun Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ivedilikle çözülmesi konusunda talebimizi tekrar dile getiriyoruz. 

1-Kadro verilen sözleşmeli öğretmenler.

3 Ocak’ta sözleşmeli memura kadro verildi. Hatta “Kadro Şöleni” düzenlenerek müjde olarak duyuruldu. 

Öğretmenlerimiz ailelerine kavuşacakları için “kadro”yu müjde olarak kabul ettiler. Ancak kadro tüm haklarıyla verilmeyip, mazeret tayinlerinde süre şartı getirilince ‘müjde’, ‘hayalkırıklığı’na dönüştü.

Oysa özlük haklarının iyileşeceği, mazeret tayin haklarının olacağı bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ifade edilmişti. Kadro verilmesinin ardından yaklaşık 7 ay geçmesine rağmen mazeret tayinlerine getirilen süre şartı konusunda bir adım atılmadı. Öğretmenlerimiz ailelerine kavuşamamış, ailelerinden uzakta çalışmaya devam etmek zorunda kalmışlardır.

Geçen süreçte ailelerimiz, seslerini duyurmak için elinden geleni yaptı. Kadroya geçirilen sözleşmeli memurlar, 8 Temmuz’ da Eğitim Gücü Sen öncülüğünde Ulus’ta basın açıklaması gerçekleştirdi. Öğretmenler, basın açıklamasında nikah yüzüklerini atarak Bakanlığa seslerini duyurmaya çalıştılar. Basın açıklamasına aileleriyle birlikte katılan memurlar “ya eşimiz ya işimiz demek istemiyoruz” diyerek mazeret tayin haklarını istediler. 

Mazeret tayin haklarının verilmesi noktasında hiçbir hukuki engel yok iken Bakanlıklar herhangi bir çalışma yapmamaktadır. Eğitim Gücü Sendikası olarak aile birliğinin Anayasal hak olduğunu, kadroya geçen memurların mazeret tayinleri de dahil kadronun tüm haklarından yararlanması gerektiğini defalarca dile getirdik. Resmi yazışmalar yaptık ve son olarak bu konuda hukuki davamızı açtık, davayı takip ediyoruz.

2- İl-ilçe emri bekleyen öğretmenler.

Her yıl mazeret tayin döneminde verilen il emri bu yıl Şubat ve Ağustos aylarında verilmedi. Öğretmenlerimiz, geçerli mazeretleri olduğu halde hizmet puanı yetersizliğinden, boş kadro bulunmadığından tayin isteyemedi, mağdur oldular. 

Eğitim Gücü Sendikası olarak konuyla ilgili kazanılmış dava sonucumuz vardır. Söz konusu dava, Malatya merkez ilçelerde norm açığı bulunmadığı gerekçesiyle ataması yapılmayan eğitim çalışanı üyemiz adına açıldı. Davada Malatya 2. İdare Mahkemesi tarafından “Özür Grubuna Bağlı Yer Değişikliği Talebine Norm Fazlalığı Gerekçe Gösterilerek Ret Verilemez.” kararı verilmiş ve dava üyemiz lehine sonuçlanmıştır. Kazanılmış bir dava olmasına rağmen, Ağustos Ayı Mazeret Atamalarında da il emri verilmemiştir. 

Aile bütünlüğü hakkı Anayasa’da ve bağlı olunan Devlet Kanunu’nda güvence altındayken, öğretmenlerimiz daha fazla  mağdur edilmemelidir. 

Birçok öğretmenimiz, eş durumu tayini isteyememiştir. Bu nedenle ailesinden uzakta bir yaşam sürmek zorunda kalmaktadır. Bu zorlayıcı ekonomik şartlarda iki ayrı ev ile aylık masraflar ikiye katlanmaktadır. 

Çocuklar anne ya da babasından ayrı kalarak büyümek zorunda kalmakta, bu da çocukların sağlıklı gelişiminde önemli bir sorun oluşturmaktadır.  Eşinden çocuğundan ayrı çalışan öğretmenlerin motivasyonları da gayri ihtiyari düşmektedir. 

Hal böyleyken Milli Eğitim Bakanlığından öğretmeninin aile bütünlüğünü sağlayabilmesini, koruyabilmesini ve  kolaylaştırmasını bekliyoruz. 

Bu konuda öğretmenlerimiz daha fazla bekletilmeden eş durumu atamaları konusunda Bakanlığımızın gerekli çalışmaları ivedilikle yapmasını talep ediyoruz ve bu konuda devlemize güveniyoruz. 


Eğitimin Gündemi Haber Portalı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

By Eğitimin Gündemi Eğitim Haber Portalı

Eğitim haber siteleri içinde eğitim haberleri Eğitimin Gündemi’ nde takip edilir. Eğitim dünyasından en güncel haberlerin paylaşıldığı haber portalı.

Bir Cevap Yazın

Eğitimin Gündemi Haber Portalı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin