Aile Birliği İçin İl/İlçe Emri Talebi
Aile Birliği Tayininde İl Emri verilmemesi tepkilere yol açtı. Mazeret tayininde il/ilçe emri kaldırıldı mı?
Öğretmenlerin mazeret tayininde, birbirinden uzak eşler için aile birliği giderek zorlaşıyor. Sözleşmeliden kadroya geçen öğretmenlerimizin şartlı tayin ile aile birliği hakkının ve taleplerinin yok sayıldığını da umutmuş değiliz. Görünen o ki Anayasal bir hak olan aile birliği konusunda mevcut uygulamalar, her geçen yıl yeni mağduriyetler yaratmaya devam ediyor.
Anlaşılan, mazeret tayinlerinin aile birliğini güvenceye alacak biçimde sistemli bir hale getirilememiş olması tıkanmalara sebep oldu. Kılavuzlarda yapılan küçük değişikliklerle yeni çözümlere gidilmeye çalışılda da mağduriyetlerin önü kesilmiyor. Sanki aile birliği mazeret tayinleri konusu, “bir şekilde çözüm getirelim” anlayışına bağlandı. Çözüm arayışında ikamet yeri, ailelerin huzuru, ekonomik durumlar, sosyal haklar göz ardı ediliyor.
Hal böyle olunca; 2024 Temmuz Yaz Tatili Öğretmenin Mazerete Bağlı Yer Değişikliği kılavuzu tartışmalarla geldi. Tartışma demek yeni sorunlar demek. Birbirinden kilometrelerce uzakta görev yapan ve evleri il merkezinde olan, biri ilçede kirada kalan ya da günde bir saati aşkın yol yapan aileleri kavuşturmanın yolu, eşin görev yaptığı ilçeye tayin hakkı mı vermektir? Kılavuz değişikliğini yapanlar ya da eşleri kavuşturmak adına çözüm üretenler sahada yaşananlardan haberdar değil midir? Aileleri Bakanlığın belirlediği, rastgele bir ilde buluşturma, bu yaraya ne kadar çözüm olabilir?
Eşler İl/İlçe Emri Bekliyor
İl/İlçe emri hayal mi oldu? Öğretmenin yaz tatili mazeret tayininde il/ilçe emri uygulanmayacak, görünüyor. Çünkü Bakanlık, öğretmenleri rastgele bir ilde buluşturma yönünde uygulamaya geçti. Üstelik ilgili kılavuza göre il seçiminde ailelere değil, bakanlığa inisiyatif veriliyor. “Kavuşamadık.” diyenlere, “Biz size çözüm sunduk.” mu denilecek?
Öğretmenlerin yaz tatili mazeret tayinlerinde “E” maddesi kafaları karıştırdı. Farklı biçimlerde yorumlanan bu maddeye göre; eşler ya da eşi MEB bünyesinde memur veya farklı kamu kurumunda memur statüsünde olanlar Bakanlığın belirleyeceği bir ilde buluşmayı kabul edebilecek. Bunun için öğretmenin mazeret tayin formunda “Mazerete bağlı atama işlemi gerçekleşememesi durumunda aile birliğimin Bakanlıkça belirlenecek bir ilde sağlanabilmesi için gerekli koordinasyonun sağlanmasını talep ediyorum” seçeneğini işaretlemesi gerekecek. Bakanlığın bu maddeye dayanak göstererek sıra emri uygulamayacağı öngörülüyor.
Öğretmen “Ya Ayrı Kalalım Ya da Bilmediğimiz Yerlerde Buluşalım” Diyecek
Bakanlık, aileleri rastgele bir ilde buluşturmak için 16 Ağustos’ ta çalışma başlatacak. Ancak bu çalışma şimdiden tartışmalara sebep oldu. Aileler birleşmek istiyor. Lakin hangi ilde buluşacaklarını kestiremedikleri için şartlı maddeyi işaretleme konusunda endişe yaşıyor. Bunun yanında aileler; memleketini, çevresini hatta evini, malını, mülkünü bırakarak yeni bir başlangıç yapmayı da göze alamıyorlar. Yeni bir ilde göreve başlamak, ekonomik ve sosyal birçok şartı baştan kabul etmek demektir. Aileler adeta “ya başka bir şehirde birleşelim ya da ayrı yaşamaya devam edelim” şeklinde tercihe itiliyor.
Huzurlu Öğretmen Huzurlu Toplum Demektir
Yapılan uygulamalarda ve alınan kararlarda çoğunlukla uzun vadeli sorunlar düşünülmüyor. Toplumun sosyal ve psikolojik bir yapı olduğu ve bireylerden oluştuğu göz ardı ediliyor. Aile birliği konusu salt hukuki bir konu değildir, konuya sonuçları itibariyle sosyo-psikolojik açıdan da yaklaşılmalıdır.
Biz biliyoruz ki aile toplumun temel taşıdır. Toplumun inşasında kilit noktadır. Huzursuz, ayrı yaşamak zorunda bırakılmış, bu sebeple mali ve sosyal dengesini kuramamış aileler, maalesef huzurlu bir toplum oluşturamıyor. Aile birliği sağlanamadığı için huzuru kaçmış öğretmenler, değerler sisteminin alt üst olduğu bir toplum yapısı ve öfke kültürü içinde yarınları nasıl inşa edecek? Yarının mimarı öğretmenlerimiz, eşlerinden çocuklarından ayrı kaldığında sosyal destek sistemi zayıflıyor. Ailelerin çifte kira, çifte masraf, yol gibi ekstra masraflarını düşünmekten, görevlerinde verimleri de düşüyor.
Ailesinden uzak öğretmen eşini mi düşünsün, çocuklarını mı düşünsün, resmiyette birliktelik varken iki ayrı şehirde iki hayata bölündüğüne mi yansın… İşin içinden çıkamıyor. Öğretmen de insandır. Üzüntüsü var, hastalığı var, kaygılı günleri, paylaşmak istediği sevinçleri… Çocuklarının derdi… Eşler birbirine gerektiğinde destek olamıyor. Hatta ebeveyn olarak rolleri paylaşamıyorlar. Bu durumda insanların nereye kadar güçlü ve psikolojik olarak sağlıklı biçimde yaşamlarını sürdürmesini bekliyorsunuz?
Mazeret tayinleri sistemli ve planlı biçimde gerçekleştirilmelidir. Ailelerin ve öğretmen çocuklarının yüksek yararı gözetilmelidir. Tayin isteğinin sosyal çevre ve ekonomik şartlarla bağlantılı olabileceği unutulmamalıdır. İnsanlar, evi barkı, sosyal şartları, sosyal destek sistemleri ile ailesi arasında tercih yapmak zorunda bırakılmamalıdır.
Aile birliği için çözüm, aile birliği tayininde il emri verilmesidir. Mazeret tayininde il/ilçe emri uygulamasına geçilmelidir. Bunun yanında mazeret tayini dışında il içi ve il dışı tercih yapmak isteyenleri de olumsuz etkilememesi için mazeret tayininde kilometre sınırı uygulamasına da yeniden geçilmelidir.
Yasemin Şengör
Eğitimin Gündemi Haber Portalı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.