Site icon Eğitimin Gündemi Haber Portalı

Öğretmene Şiddet Tırmanıyor: Türkiye İbrahim Öğretmenine Ağlıyor!

Reklamlar

Okullarda Huzura Gölge Düşürülmemelidir

Irak asıllı bir saldırgan, bir zamanlar öğrencisi olduğu okulda, emektar bir öğretmenimizi, İbrahim müdürümüzü acımasızca katletti! Öfkemiz ve üzüntümüz hangi cümleye sığar?Görev yaptığın okulun koridorlarında, belki de topluma kazandırmak (!) adına çok çaba sarfettiğin, sabıkalı bir yabancı uyruklunun saldırısıyla can vermek… Toplumu dolaylı biçimde, bu derece sarsan bir travma karşısında öğretmenimizin ailesine, yakınlarına, geride bıraktıklarına katlanma gücü diliyorum.

Açık ve net! Olayın perde arkası; eğitim tarihimize kara bir leke gibi düştü. Öğretmene şiddet korkunç boyutlara ulaştı. Öğretmenlerimize vurulan her yumruk, eğitimim sistemimize karşı bir saldırıdır. Hangi okulda yaşanırsa yaşansın, bütün okullar için bir tehdittir. Endişe kaynağı oluşturur. Güvenlik sorununa dair kafalarda karışıklık yaratır ve velilere etkisi de daha çok bu yöndedir. Doğrudan ya da dolaylı örselenen herkesin sosyal ve psikolojik sağlığı olumsuz yönde etkilenir.

Okul koridorlarında şiddet eylemleri, salt öğretmenler için tedirgin edici boyutları çoktan aştı. Menfur olayın ardından, toplumsal bir travma yaşandığı ve velilerin de olaylar karşısında endişelerinin artık katlandığı bir gerçektir. Her ne kadar velileri, çoğu zaman failler olarak karşımızda görsek de vicdan sahibi, akl-ı selim insan için öğretmene şiddet toplum huzuruna yönelik bir saldırıdır. Öğretmene dönük şiddete dair hassasiyetle, defalarca yazdık. “Okullarımız, en güvenli yerler olmak zorundadır” dedik. Çocuklarımıza, öğretmenlerimize ve velilerimize karşı en büyük sorumluluklarımızdan biri de eğitim yuvalarımızda huzuru sağlayabilmektir.

Öğretmene Şiddete Karşı Yasal Dayanak Şart

Öğretmenlik Meslek Kanununun revize çalışmalarında kanun, öğretmeni saldırganlık eylemlerine karşı koruyan yasal bir dayanak niteliğine kavuşmalıdır. Okullarda güvenlik eylemleri arttırılmalıdır. Okul ile bağlantısız kişilerin ders saatleri içinde okula giriş çıkışı kesinlikle, ciddi tedbirlerle önlenmelidir. Bu konuda kararlı olunmalıdır. Taviz verilmemelidir.

Okullarımıza “eğitim yuvaları” diyoruz. Özünde ne kadar güzel bir ifade… Gerçekten de okullar eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin yuvası gibidir. Öğrenciler, eğitim dönemi boyunca ailelerinden daha çok öğretmenleri ile zaman geçirir. Okulunuza adım attığınız anda kendinizi güvende hissedersiniz. Güvende hissetmelisiniz. Okul sınırları içinde bir sıkıntısında öğretmenler için okul yönetimi ve öğretmen arkadaşları yanındadır. Öğrencilerin öğretmenleri vardır. O sebeple menfur olaylar, okul genelinde örseleyici bir yaşantıya dönüşür. Okullarda huzura, bu olaylarla gölge düşürülmemelidir.

Bazen uzun uzun anlatmaya gerek yok. Toplumdan, büroktarik kesime dek eğitim çalışanlarına şiddet konusuna herkes müdahil olmalıdır. Samimi olun, “okuldan atılan öğrenci öfkeyle…”, gibi cinayeti meşrulaştıran, vicdan sızlatan ve samimiyetinizi sorgulatan cümleler kurmayın. Hiçbir açıklama, bu korkunç saldırının gerekçesi ve vicdani olarak kabul edilecek yanı olamaz! Aynı dilde ve aynı kararlılıkla “Eğitim yuvalarımızda şiddete geçit yok!” diyebilmeliyiz. Toleransımız sıfır olmalı. Bu konuda kararlı biçimde atılacak etkili adımların şu saatten sonra eğitim çalışanlarından velisine herkes takipçisi olacaktır.

Eğitim ve Bilim Kolunda kurulmuş sendikalarımızın Perşembe ve Cuma günü aldıkları eylem ve basın açıklaması kararlarını destekliyoruz. Kim samimiyetle yanımızda kim değil, izliyoruz!

Yasemin Şengör

Exit mobile version