Sendika Tazminatında Yüzde 2 Barajı Tahakkümüne Son Verilmelidir!
Sendikal özgürlüğün özüne ters, insan hak ve özgürlükleri ile bağdaşmayan toplu sözleşme tazminatında yüzde 2 barajı adeta yasalaştırılmıştı. Yüzde 1 barajının iptali üzerine 375 sayılı kanun hükmünde kararnamenin ek 4/1 hükmü tarih sayfalarına kişilerin sendikal özgürlüğüne yönelik bir darbe olarak yazıldı. Yeni bir seneyi karşılamaya hazırladığımız şu günlerde özellikle bu %2 dayatmasına direnenler, Anayasa Mahkemesi’ nin kararını bekliyor.
Sendikaların mevcudiyetini de tehdit eden ve bireyler arasında haksızlık yaratan bu konu, yüzde 2’ yi aşan bazı sendikalar için de bir tepki konusu olmaktan çıktı. Eğitim çalışanlarının bildirdiklerine bakılırsa; mevcudiyetleri içinde sıklıkla ‘hak savunma’dan bahseden birçok sendika, yapılanın diğer sendikaların faaliyetlerine ve üyelerine karşı bir haksızlık olduğunu çoktan unutmuş görünüyorlar. Yeni bir yılın arefesinde yüzde 2 çoğunluğu sağlayan sendikalar, bu çoğunluğu sağlayamayan meslektaşlarının çok daha az tazminat alacak olmalarına tepki vereceklerine, haksızlığı üye çekmek için bir fırsat olarak değerlendiriyorlar.
Haksızlıklar Tepkisiz Kaldıkça Çözüme Kavuşmuyor
Günümüz ekonomik şartlarında insanlar maddi olarak zorlanıyorlar. Bu konuda empati kurmak zor değil. Bireylerin ederi ne olursa olsun biraz daha fazla para bütçelerini rahatlatıyor. Ancak bu durum, % 2 barajı ile bireylerin sendikalaşma özgürlüğüne darbe vurulduğunu ve daha da önemlisi kamu çalışanlarının yoksulluk sınırının üzerinde, alım gücünü arttıracak maaş talebi konusunda gereğini yapamayanların safında yer alarak kendileri ile çelişkiye düştükleri gerçeğini değiştirmiyor. Aynı işi yapan kamu görevlileri adeta bir miktar para için yüzde 2 gibi bir haksızlığa boyun eğmek zorunda bırakılıyor. Onurlu ve eğitim camiasının içinde bulunduğu sorunlarla, çözüm yollarını idrak etmiş insanın kolay kolay kabul edemeyeceği bir tahakküm bu.
Yüzde 2 barajı dayatmasına insanların direnmesi, kişisel özgürlüğünün de arkasında durma ihtiyacından kaynaklanıyor. İnsanın özgürlüğüne yönelik tehditler karşısında savunmaya ve direnmeye çekilmesinden daha normal ne var? Akıllara ziyan konu; bireyleri en doğal özgürlükleri karşısında bile savunmaya ve direnmeye mahkum etmektir!
Sendika tazminatında yüzde 2 tahakkümünün kabul edilebilir hiçbir gerekçesi yok. Bu tahakküm; çok fazla sendika kurulmasını engellemek içinse de elinizde kalıyor, bireyleri belirli birkaç sendikada toplamayı amaçlıyorsa da… Bağlayıcı uluslararası anlaşmalar ve ILO sözleşmesi ile bağdaşmadığı gibi ülkemiz yasal dayanakları ile de örtüşmüyor. Hukuku ve bireysel hakları karşısına alan kararlara boyun eğmeyeceğiz! Çünkü haksızlığa karşı herkesin sustuğu yerde, aynı şekilde yaşamaya devam ederiz.
Başta da yazdığım gibi bireylerin sendika kurma, bir sendikaya üye olma ve sendikal faaliyette bulunma özgürlüklerine adeta darbe vuran yüzde2 barajı, haksızlıklar tarihimizde çoktan yerini aldı. Adalete güvenen ve bu güvenle sonucu bekleyen insanlar için Anayasa Mahkemesi’ nden çıkacak kararla birlikte, daha fazla mağduriyetlerin yaşanmaması vicdanlı insanların temennisidir.
Yasemin Şengör
Eğitim Gücü Sen Samsun İl Sekreteri

